İstanbul’da kendi kimliğini bulmuş lokantalardan birisi Aida. Sadece Türk damak zevkine göre menü kurgulamak yerine kendi beğenisinin arkasında duruyor. Bu sayede mutfak yalın ama yavan değil, net ama özenli.
Mutfaktan çıkan tabaklarda teknik kusur aramıyorsunuz. Pişirme ayarı doğru, bileşimler ölçülü, malzeme israf edilmeden değer görüyor. İtalyan mutfağının ruhu burada “taklit”le değil, denge ve sadelikle konuşuyor. Ülke koşullarında mümkün olanın en rafine hâli. Ekipte motivasyon ve disiplin aynı çizgide. Güler yüz zoraki değil. Servis, yemeği parlatmadan tamamlıyor. Moda’daki konak, eski İstanbul’un kozmopolit zarafetini taşıyor ama Aida’yı özel kılan esas, bu ambiyansı taşıyacak mutfak ciddiyeti. Doğru müşteri de masada görülmek için değil, iyi yemek ve güzel şarap için gelen bilinçli bir kitle olarak buraya geliyor.
Burası “müşteri her zaman haklıdır” kalıbına sığınmadan, seçici bir damakla sürdürülen, sürdükçe güçlenen bir İtalyan lokantası. Menü değişimlerini de yakalamak için düzenli aralıklarla takibi sürdürmekte fayda var. İyi yemek ve iyi yemeğin bilincini taşıyan bir mekân arayanlar için mutlaka not düşülmesi önerilir.