Giriş

Fabrikasyon çağında küçük ölçekli iyi iş yapmanın canlı kanıtlarından birisi burası. Elazığ’daki imalathanede yapılan üretim, İstanbul’daki tezgâha taşınıyor. Süt kuzu zamanı ve süt kuzu zamanı sonrası olan güz kuzusuyla çizgi korunuyor. Mevsimler burada içli köftenin içeriğine yansıyor.

Malzeme disiplini eşlikçilere de yansıyor. Kendi tereyağları çok üst seviyede. Pul biberle beraber servis ediliyor. Yoğurt ve söğürme ise yerinde. Porsiyonlar küçük toplar halinde. Fazla yediriyor olmaları büyük bir tehlike yaratabilir. Teknik tarafları oldukça net. Kabuk incecik, iç sulu. Kuru, ağır bir lokma olarak hazırlanmıyor. Klasik Elazığ usulü yani dışı etli olan daha homojen bir lezzet sunuyor. Ruhi yani dışı etsiz olan ise bulgurun tadını öne çıkarıp hoş bir kontrast veriyor. Kuzu içli köftede yağlılık–rayiha dengesi derinleşiyor. Reyhan ve ceviz ekstra yakışıyor. Odun ateşinde ağır pişmiş dana kaburga etinden yapılan Tiftik ise daha yağsız, ancak karakterli bir alternatif.

Haşlama ve kızartma. Aslında ikisi de doğru. Birer tercih meselesi. Ama dikkat edilmesi gereken şu ki; doğru mevsimin doğru ürünü, iyi yağ, ince kabuk ve temiz el becerisi. Bebe İçli Köfte bu saydıklarımın hepsini incelikle kendi ürünlerine aktaran bir yer. İyi içli köfte arayanlar için gönül rahatlığıyla tavsiye olacak adreslerden.